21 Eylül 2010 Salı

Bir Heves'in sonu



Pan Yayıncılık'ın hayırlı işlerinden biri olan Heves şiir-eleştiri dergisinin her iki ki anlamda da son sayısını okuyorum bu sıralar. Ama dergi yüklü, oku oku bitmiyor. Ayrıca bir derginin son sayısını okumak başka bir duygu veriyor insana, tıpkı ilk sayıyı okumak gibi: Bütün mümkünlerin kıyısında. Bundan sonra ne olacak diye düşünmeden okunmuyor.

Heves'in kapanmasına ilişkin çeşitli yorumlar yapılmış internette, bir kısmını okudum, her zamanki küstah ve kibirli ve empati geliştiremeyen yaftacı yorumları ise sonuna kadar okuyamadım, çünkü derginin kendisi ortada zaten, afaki değerlendirmelere hiç hacet yok. Heves'in son sayısının yüksek yoğunluklu bir kıvamda olmasına ise çok sevindim, yumruk gibi insanın zihninde patlıyan şiirler ve yazılar mevcut.

Bizde edebiyat dergilerinin kısa bir ömrü olduğu söylenegelir hep, oysa bu düşünce tarzı; dergileri insanlarla karıştırmak demektir biraz da. Küçük dergilerin kurumsal bir zihniyetle yönetilmeleri gerek, ne yazık ki dergilerimizde editörlük müessesesi ve reklam/dağıtım/abonelik kısımları dergi yeterince mali bağımsızık içinde olamadığından yönetim/yazı işleri ekibi parayla pulla ve dağıtım gibi kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen hususlarla uğraşmak zorunda kalıyor ve bu da zamanla büyüyen bir yılgınlığa neden oluyor, ayrıca malum, dergi okuru da çok vefasızdır, dergilerin büyümesine izin vermez, tutkulu dergi okuru devede kulak sayılır. Ama kısa ömrün benim gibi koleksiyonculara faydası büyük, eksik sayıların toplanması daha kolay, orası ayrı. :)

Şiir acayip bir şey. Mesela hemen herkes şiirin sinema kısmından (yüzeysel bilgilerle bezeli olan zahiri bölümünden) biraz anlar ve lakin şiirin karanlık yüzünden, mürekkebin dokunmuş olduğu şiirden anlayan insanı bulmak ise çok zordur, Heves dergisinin okurları ise görebildiğim kadarıyla (derginin yazarlarıyla değil de okurlarıyla sahaflarda ve internet üzerinde tanışıp biraz konuşmuş olmanın verdiği izlenimlere dayanarak söylüyorum) şiirden anlayan ve bir arayış içinde olan insanlar.

Peki ama hangi şiirden söz ediyoruz? Aslında ancak arkaik şiire aşina olanlar ve şarkı sözleriyle şiiri karıştıranların çoğunlukta olduğu bir edebiyat dünyası var ve cahillik had safhada, Heves gibi dergiler ise dünyadan giden bir grup insanın başka bir gezegende oluşturduğu bir koloni gibi hizmet ediyor. İyi şiire denk gelmek her zaman mümkün olmuyor, iyi şiir insanın içini temizler ve iyileştirir, Heves gbi bünyeye ilaç gibi gelen dergiler kapanınca hastalıklı hallerimiz devam edecek demektir.

Son sayının bir güzelliği de tıpkı Geniş Açı dergisinin son sayısında yaptığı gibi bütün sayıların içeriğini sunmak olmuş. Utku Özmakas ile Ömer Şişman'ın hazırladığı hem alfabetik hem de konusal indeks çok yararlı bir çalışma olmuş, teşekkürler.

Heves XXVI için bir okuma önerisi

Bir de Osman Konuk'un indeks'ten önce Heves'in son şiiri olan "bu bir manzara resmi değildir" şiiri derginin ve bir yığın şeyin küçük bir özeti olmuş. Önce bu şiiri okumalı, sonra dergiyi.

Ek okumalar:

* Heves'in vedası

Hiç yorum yok: