Azlıklardan söz edemeyiz bazı dergileri konuşurken.
Bilen bilir ARIES hoş bir dergiydi. Sadece fazlalıkları vardı. Fakat bütün güzel dergiler gibi fazla olduğundan ARIES bir gün pat diye kapandı.
NTVBLM dergisi de fazlalıkları olan bir dergi. Binlerce okuyucu ve arkasında güçlü bir holding olan bir dergi. O da günün birinde kapanıverdi. Bu ay elimizdeki son sayısı.
Demek ki sadece paranın gücü dergileri ayakta tutamıyor.
Dergileri ayakta tutan sadece para değildir, biraz da sevgidir, işbirliğidir, anlayıştır, yakınlıktır, tanıtımdır.
Holdinglerin tepelerinde bazı adamlar vardır, bazı kadınlar. Bunların soğuk dijital hesap makineleri vardır. Sayıları birbirlerine çarparlar. Bir de bakarlar ki dergi zarar ediyor! Onlar her şeyi ama her şeyi en ince detayına kadar bildiklerinden "komşular yetişin" diyecek halleri yok ya! Ne yaparlar peki bu akıllı insanlar? Bildiniz. Kapatırlar dergiyi.
Dergi kötüydü diyebilirsiniz. Oysa değildi. İyi bir ekip çıkarıyordu dergiyi. Satışları da öyle az değildi, ondan daha az satan dergiler bile tutunabiliyorken NTVBLM'in kapanması şaşırtıcıdır. Bir sorun var belli ki. Fakat bu sorun ne okurları ne de dergiyi çıkaran ekibi ilgilendiriyor!
Sorun yüce noktalarda oturan yöneticilerin ilgi alanlarındadır.
Dergiler ve kitaplar diğer tüketim malzemelerine benzemez. Milyonlarca insanın yaşadığı şu ülkede, bu kapanan dergileri yayımlayan holdinglerin TV kanallarının düzeyine bakarsak yöneticilerin de düzeyine bakmış oluruz. Onlar tüketim malzemelerinin ne olduğunu okurlardan çok daha iyi bilirler. Bir kalemde bağlılıkları, alışkanlıkları, kültür-bilim kaynaklarını, sadece işlerine gelmediği için silip atmaya hakları vardır.
İnsanları dergi, kitap okumaya, düşünmeye çağırmayan birbirinden daha kötü programların ardı arkası kesilmiyor. Neden az dergi satılıyor? Neden az gazete satılıyor? Çoğunluğun başlıca dertlerinden bir tanesinin cep telefonunu yenilemesi olan bu ülkede aslında bazı şeyleri boşuna konuşuyoruz.
Ülkemiz ne yazık ki bu holdinglerin sahibi olduğu TV kanallarının yaygınlaştırdığı kültürsüzlüğün ve cehaletin cenneti konumunda.
Okuyan, yazan ve düşünen insanların azlığını başka türlü tarif etmek zor.
Sabahları gazete almayan nesiller yetişiyor. İnternette her şeyin olduğunu zanneden binlerce öğrenci var. Ansiklopedilerin gereksiz olduğunu düşünen binlerce öğretmen var. Kitapların gereksiz olduğunu düşünen anne-babalar, icra kurulu başkanları ve siyasetçiler var.
Onlara göre gerçek şu: Müteahhitler gereklidir, güvenlikli siteler gereklidir, iPad çok gereklidir, TV çok gereklidir, cep telefonları olmaz ise hayat anlamsızdır, arabalar olmayınca şu dünyanın ne manası var değil mi?
Aşk gereksiz midir? Ya şiir? İnternette olmayan ansiklopediler? İnternette olmayan dostluk, internete ve cep telefonlarına, bilgisayarlara sığmayan mimari yapıtlar, heykeller, sanat eserleri gereksiz midir? Bilim dergileri gereksiz midir? Analog fotoğraf makineleri gereksiz midir? Kurşunkalemler gereksiz midir?
Bilim ve sanat gereksiz midir?
dergilerin son sayıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dergilerin son sayıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Mayıs 2011 Pazar
21 Eylül 2010 Salı
Bir Heves'in sonu

Pan Yayıncılık'ın hayırlı işlerinden biri olan Heves şiir-eleştiri dergisinin her iki ki anlamda da son sayısını okuyorum bu sıralar. Ama dergi yüklü, oku oku bitmiyor. Ayrıca bir derginin son sayısını okumak başka bir duygu veriyor insana, tıpkı ilk sayıyı okumak gibi: Bütün mümkünlerin kıyısında. Bundan sonra ne olacak diye düşünmeden okunmuyor.
Heves'in kapanmasına ilişkin çeşitli yorumlar yapılmış internette, bir kısmını okudum, her zamanki küstah ve kibirli ve empati geliştiremeyen yaftacı yorumları ise sonuna kadar okuyamadım, çünkü derginin kendisi ortada zaten, afaki değerlendirmelere hiç hacet yok. Heves'in son sayısının yüksek yoğunluklu bir kıvamda olmasına ise çok sevindim, yumruk gibi insanın zihninde patlıyan şiirler ve yazılar mevcut.
Bizde edebiyat dergilerinin kısa bir ömrü olduğu söylenegelir hep, oysa bu düşünce tarzı; dergileri insanlarla karıştırmak demektir biraz da. Küçük dergilerin kurumsal bir zihniyetle yönetilmeleri gerek, ne yazık ki dergilerimizde editörlük müessesesi ve reklam/dağıtım/abonelik kısımları dergi yeterince mali bağımsızık içinde olamadığından yönetim/yazı işleri ekibi parayla pulla ve dağıtım gibi kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen hususlarla uğraşmak zorunda kalıyor ve bu da zamanla büyüyen bir yılgınlığa neden oluyor, ayrıca malum, dergi okuru da çok vefasızdır, dergilerin büyümesine izin vermez, tutkulu dergi okuru devede kulak sayılır. Ama kısa ömrün benim gibi koleksiyonculara faydası büyük, eksik sayıların toplanması daha kolay, orası ayrı. :)
Şiir acayip bir şey. Mesela hemen herkes şiirin sinema kısmından (yüzeysel bilgilerle bezeli olan zahiri bölümünden) biraz anlar ve lakin şiirin karanlık yüzünden, mürekkebin dokunmuş olduğu şiirden anlayan insanı bulmak ise çok zordur, Heves dergisinin okurları ise görebildiğim kadarıyla (derginin yazarlarıyla değil de okurlarıyla sahaflarda ve internet üzerinde tanışıp biraz konuşmuş olmanın verdiği izlenimlere dayanarak söylüyorum) şiirden anlayan ve bir arayış içinde olan insanlar.
Peki ama hangi şiirden söz ediyoruz? Aslında ancak arkaik şiire aşina olanlar ve şarkı sözleriyle şiiri karıştıranların çoğunlukta olduğu bir edebiyat dünyası var ve cahillik had safhada, Heves gibi dergiler ise dünyadan giden bir grup insanın başka bir gezegende oluşturduğu bir koloni gibi hizmet ediyor. İyi şiire denk gelmek her zaman mümkün olmuyor, iyi şiir insanın içini temizler ve iyileştirir, Heves gbi bünyeye ilaç gibi gelen dergiler kapanınca hastalıklı hallerimiz devam edecek demektir.
Son sayının bir güzelliği de tıpkı Geniş Açı dergisinin son sayısında yaptığı gibi bütün sayıların içeriğini sunmak olmuş. Utku Özmakas ile Ömer Şişman'ın hazırladığı hem alfabetik hem de konusal indeks çok yararlı bir çalışma olmuş, teşekkürler.
Heves XXVI için bir okuma önerisi
Bir de Osman Konuk'un indeks'ten önce Heves'in son şiiri olan "bu bir manzara resmi değildir" şiiri derginin ve bir yığın şeyin küçük bir özeti olmuş. Önce bu şiiri okumalı, sonra dergiyi.
Ek okumalar:
* Heves'in vedası
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)