22 Mayıs 2011 Pazar

NTVBLM, ARIES ve büyük dergilerin inanılmaz sonu

Azlıklardan söz edemeyiz bazı dergileri konuşurken.

Bilen bilir ARIES hoş bir dergiydi. Sadece fazlalıkları vardı. Fakat bütün güzel dergiler gibi fazla olduğundan ARIES bir gün pat diye kapandı.

NTVBLM dergisi de fazlalıkları olan bir dergi. Binlerce okuyucu ve arkasında güçlü bir holding olan bir dergi. O da günün birinde kapanıverdi. Bu ay elimizdeki son sayısı.

Demek ki sadece paranın gücü dergileri ayakta tutamıyor.

Dergileri ayakta tutan sadece para değildir, biraz da sevgidir, işbirliğidir, anlayıştır, yakınlıktır, tanıtımdır.

Holdinglerin tepelerinde bazı adamlar vardır, bazı kadınlar. Bunların soğuk dijital hesap makineleri vardır. Sayıları birbirlerine çarparlar. Bir de bakarlar ki dergi zarar ediyor! Onlar her şeyi ama her şeyi en ince detayına kadar bildiklerinden "komşular yetişin" diyecek halleri yok ya! Ne yaparlar peki bu akıllı insanlar? Bildiniz. Kapatırlar dergiyi.

Dergi kötüydü diyebilirsiniz. Oysa değildi. İyi bir ekip çıkarıyordu dergiyi. Satışları da öyle az değildi, ondan daha az satan dergiler bile tutunabiliyorken NTVBLM'in kapanması şaşırtıcıdır. Bir sorun var belli ki. Fakat bu sorun ne okurları ne de dergiyi çıkaran ekibi ilgilendiriyor!

Sorun yüce noktalarda oturan yöneticilerin ilgi alanlarındadır.

Dergiler ve kitaplar diğer tüketim malzemelerine benzemez. Milyonlarca insanın yaşadığı şu ülkede, bu kapanan dergileri yayımlayan holdinglerin TV kanallarının düzeyine bakarsak yöneticilerin de düzeyine bakmış oluruz. Onlar tüketim malzemelerinin ne olduğunu okurlardan çok daha iyi bilirler. Bir kalemde bağlılıkları, alışkanlıkları, kültür-bilim kaynaklarını, sadece işlerine gelmediği için silip atmaya hakları vardır.


İnsanları dergi, kitap okumaya, düşünmeye çağırmayan birbirinden daha kötü programların ardı arkası kesilmiyor. Neden az dergi satılıyor? Neden az gazete satılıyor? Çoğunluğun başlıca dertlerinden bir tanesinin cep telefonunu yenilemesi olan bu ülkede aslında bazı şeyleri boşuna konuşuyoruz.

Ülkemiz ne yazık ki bu holdinglerin sahibi olduğu TV kanallarının yaygınlaştırdığı kültürsüzlüğün ve cehaletin cenneti konumunda.

Okuyan, yazan ve düşünen insanların azlığını başka türlü tarif etmek zor.

Sabahları gazete almayan nesiller yetişiyor. İnternette her şeyin olduğunu zanneden binlerce öğrenci var. Ansiklopedilerin gereksiz olduğunu düşünen binlerce öğretmen var. Kitapların gereksiz olduğunu düşünen anne-babalar, icra kurulu başkanları ve siyasetçiler var.

Onlara göre gerçek şu: Müteahhitler gereklidir, güvenlikli siteler gereklidir, iPad çok gereklidir, TV çok gereklidir, cep telefonları olmaz ise hayat anlamsızdır, arabalar olmayınca şu dünyanın ne manası var değil mi?

Aşk gereksiz midir? Ya şiir? İnternette olmayan ansiklopediler? İnternette olmayan dostluk, internete ve cep telefonlarına, bilgisayarlara sığmayan mimari yapıtlar, heykeller, sanat eserleri gereksiz midir? Bilim dergileri gereksiz midir? Analog fotoğraf makineleri gereksiz midir? Kurşunkalemler gereksiz midir?

Bilim ve sanat gereksiz midir?

2 yorum:

suzi dedi ki...

Agzına saglık kardesim:) Icimden gecenleri yazmıssın:)

Suzi

Mor Kalemlik dedi ki...

Size katılıyorum, Teşekkürler...
Duysalar keşke...