15 Şubat 2011 Salı

Dergiler: Kitabevlerinin üvey evlatları

Çoğu kitabevinde dergilere bakarken zorlanıyorum, dergiler tıkış tıkış doldurulmuş, üst üste atılmış oluyor. Genellikle benim okuduğum dergiler de hep arkada oluyor. Ne kadar işe yaramaz dergi varsa önlerde, kendi localarında, önceden ayırttıkları yerlerde paşa paşa dururken, benim aradığım fotoğrafsız, BİR+BİR, yapı, Notos, yasakmeyve, Roman Kahramanları gibi dergiler en arkalarda, bazen gözle görülemeyecek bir şekilde başka dergilerin arkalarına saklanmış bir şekilde bulunuyor.

Kitabevleri dergilere saygı göstermiyor, kitabevi yöneticileri, dergileri 2. Dünya savaşında, nazi kamplarında çile çeken, işkenceyle öldürülen mahkumlar gibi en az yere en çok dergiyi sıkıştırmayı marifet biliyorlar. Sonuçta dergiler kırılıyor, yıpranıyor, kirleniyor ve arandığında bulunamıyor.

En sevdiğim kitabevlerinde bile dergilerin halini gördükçe üzülüyorum. Ayrıca dergiseverler de makbul müşteri olarak görülmüyorlar hiç, istersem 10 tane dergi alayım, 1 tane Elif Şafak kitabı alan kişiye gösterilen gülümsemeden dahi pay alamıyorum, yüzler hemen asılıyor.

Dergilere nispeten özen gösteren Pandora gibi kitabevleri var ama aradığımız bazı dergileri de böyle yerlerde bulamıyoruz nedense.

Merak ediyorum:

- Neden dergiler kitabevlerinde ferahfeza yerlere konulmaz?
- Neden kitabevlerindeki en gıcık yer dergilere ayrılıyor?
- Neden edebiyat dergileri hep bir kenarda sığıntı gibi tutulur?
- Neden dergiler düzenli değildir ve konulara göre ayrılmaz?
- Neden istediğimiz dergiler zamanında veya hiç gelmez?
- Neden dergilerle ilgili sorularımıza doyurucu cevap verecek birini bulamayız?

Dergi standı dediğin böyle olur
:


Ayrıca bakınız: http://www.futuristika.org/blog/deneysel-dergi-standi/

Hiç yorum yok: