Pages


Şiir dergileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir dergileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2010 Çarşamba

Kirpi Şiir 5



Bugün Kirpi Şiir dergisinden söz etmek istiyorum. Daha doğrusu kaç zamandır bir kenarda duran 5. sayısı hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Bu sayıda tanıdık tanımadık epeyce isim var. Üstelik dergi 2,5 TL olmasına rağmen birlikte bir de kitap armağan ediliyor. Kirpi Şiir dergisi katlanmış tek bir tabaka kağıttan oluşuyor. Bu da okumayı güçleştiriyor ama bir yandan da ilginç bir okuma deneyimi sunuyor.

Dergiyle birlikte verilen kitap Seçkin Aydın Kınacı isimli bir yazara ait. Öykü kitabı olduğu yazılsa da öykü yerine şiir deselermiş daha iyi olurmuş. Kitap bir çırpıda okunan çok duygusal bir kişinin gözünden anlatılmış yine duygusal yinelemelerden oluşuyor. Kitaplığıma koymak istemiyorum bu kitabı, komşulardan şanslı birinin çocuğuna hediye etmeyi düşünüyorum. Yazara da öğüt vermek haddime düşmez ama keşke daha çok öykü kitabı okusaydı da bunları yazmaktan vazgeçseydi diye kendi kendime mırıldanmadan edemedim.

Dergiye gelince, çarşaf gibi açıp okunuyor. En çok (ve dergiyi saklamak istememe de sebep olan) Cevdet Karal'ın "Biz Cennete Bir Kamyonla Gideceğiz" şiirini beğendim. Uzun zamandır böyle ufuk açıcı bir şiir okumamıştım, hem şiire inancımı da tazeleyen bir yanı var. İkinci en sevdiğim şiir ise Serkan Işın'ın "Ingrid Bergman" serlevhalı şiiri oldu. Gıdıklayan bir şiir bu, olur olmadık şeylerin birlikte olduğu. Üçüncü ve son beğendiğim şiir ise Cahit Koytak'ın "Manifesto" isimli şahane eseri. Çok çok beğendim.

Dergide Samet Köse'nin çevirileri hiç fena değil, oldukça iyi sayılabilecek çalışmalar. Ama yine de çevirilere kendimi çok kaptıramadım nedense.

Kirpi Şiir dergisi çok faydalı, mutlaka okuyun derim. Birincisi şiir okumanın hazzını yaşatan iyi şiirler var, ikincisi şiir üzerine düşündüren kötü şiirlerin oluşu bile eğlenceli. Yani şiir üzerine düşünmek bile büyük bir fayda demek istiyorum.

Sonuçta bunlar benim fikirlerim, siz de okuyun sevip sevmediğiniz şiirleri bulun derim.

30 Nisan 2010 Cuma

Heves

Heves çok klasik bir şekilde kitap formatına yakın dergi. Biçim olarak böyle fakat içerik olarak çok taze bir ruh taşıyor. Ekim 2009'da yayımlanan XXIII. sayı ile 6. yılını dolduran dergi şimdi 7. yaşına yol veriyor. Daha nice yıllara demek isterim.

Bana Şiir Atı'nı ve Göçebe'yi (ne şahane dergiydi!) anımsatıyor bu dergi, bu yüzden olsa gerek ayrı bir seviyorum Heves'i.

İsmi de şahane zaten, bir şiir dergisine çok yakışıyor 'Heves' sözcüğü.

Heves, takip edilmesi gereken, faydalı bir yayın. Pan yayıncılık tarafından çıkarılan derginin şiiri yaşam tarzı olarak görenler tarafından kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Dergilerden internete kadar çeşitli mecrada karşıma çıkan yeni şiirlerin kalitesinin düşük olmasının bir nedeni de şiir okyanusunun yüzeyinde olan şairlerin şiire yer veren düzgün yayınlara yeterince vakit ayırmaması var sanıyorum.

Şair yazmadan evvel okumalı, iyi beslenmeli, kulaklarını, gözlerini, dimağını olabildiğince açmalıdır.

Gevezeliği bırakıp Heves'e dönersek, en sevdiğim sayının XV. sayı olduğunu söylemek isterim. Bu sayıda, 12. sayfada hayranı olduğum Birhan Keskin'in 'Milonga' şiirinden bir iki dize yazayım, derginin de tadına uygun düşsün:

"Ilık süt gibiydin
Sen, uf uff."