8 Mayıs 2011 Pazar

Editörlük zor zanaat


Ben bu dergiyi alalı çok oldu ama müzmin tembellikten yazmakta geç kaldım, fakat siz Notos dergisini almak için acele edin derim. Kaçırılmayacak güzellikte/değerde özel bir sayı hazırlamışlar.

Bu arada, daha önce yazmıştım ama yine tekrarlamak istiyorum: Derginin en sevdiğim daimi bölümünün 'aganta' olduğunu, bu kısımda yazan Deniz Yalım Kadıoğlu, Yalın Gündüz, Temur Günay, Duygu Bayar Ekren, Özlem Akıncı ve diğer yazarların yazılarını iştahla okuduğumu ve doyamadığımı belirtmek isterim.

Notos Öykü son yıllarda yayımlanan en güzel dergilerden biri. Hele son dosya konusu çok iyi düşünülmüş ve kotarılmış. Selahattin Özpalabıyıklar'ın ve Cem Akaş'ın yazılarını keyifle okudum. Editörlük konusuna ilgi duyan her edebiyatsevere bu yazıları okumasını öneriyorum.

Sema Kaygusuz ve Ömer Ayhan

Sema Kaygusuz ve Ömer Ayhan'ın öykülerini görür görmez ağlayasım geldi bir an. İkisini de çok seviyorum. Onların yazılarında, sözlerinde derinlere nüfuz eden bir edebiyat lezzeti var. Bir tür bağımlılık yaratıyorlar. Ben de onların tiryakisiyim işte.

Gözlerim dergide İnan Çetin'i de aradı. Dergi zaten harika fakat İnan Çetin de olsaydı 27. sayı daha muazzam bir sayı olurdu!

Bir dergiye daha dumanı tüterken "o bir efsane!" demek çok zordur, ama bu dergi sahici bir efsane!

Hiç yorum yok: