23 Nisan 2010 Cuma

Dergi saati



Sevilen bir derginin saatinin durması, daha doğrusu durmuş olması ne acı. Geniş Açı Fotoğraf Sanatı dergisi 2006 yılının Kasım ayında piyasaya çıkan 50. sayısıyla yayın hayatına son vermişti. Virgül dergisi de kapandı ve son sayısı şimdi bayilerde, yani bu güzelim derginin de saati durmuş oldu.

Bu dergilerin kapanmalarının pek çok nedeni var, mali sorunlardan, dağıtım ağını kontrol edenlerin zalimce davranmasından tutun da en büyük sorun olan ilgisizliğe, medyanın sessizlik duvarına çarpmalarından, reklamverenlerin acımasız tutumlarına kadar hemen hemen pek çok etkinin payı var.

Var ama en büyük pay bence ilgisizlik ile okurun payı. Geniş Açı gibi ve şimdi hatırlayamadığım pek çok derginin kaderi en başta ilgisizlik oldu. Bu dergileri bir avuç insan sevdi ve izledi.

Oysa boş salonlara oynayan çoğu birbirinden kötü filmler hem devlet desteğini arkalarına alarak uçucu ve iz bırakmayan projeler yaptılar, hem de medyanın ve sanat dünyasının desteğini gani gani hissettiler. Bu noktada dergiler çok masum, çünkü genel sanat anlayışımız tıpkı sporda sadece futbolun spordan sayılması gibi, kültür dünyasında da futbolun bir eşi olan sinemanın ağırlığı var. Kültür dünyamızda dergilere yer yoktur, kültür denince akla önce sinema gelir, sanatçı denince de akla şarkıcının gelmesi gibi.

Bu şekilde televizyonlarda, radyolarda öyle bir beğeni yerleştiriliyor ve öylesine acayip kültürel kodlar yükleniyor ki insanlara, mesela Turgut Uyar, Birhan Keskin, Ömer Erdem, Ahmet Güntan gibi isimleri okumadan bilmeden şair olduğunu zannedenip şiir yazan kendini bilmezler olduğu gibi, yine örneğin James Joyce, Iris murdoch, Leyla Erbil gibi yazarları okumadan bilmeden harıl harıl roman yazanlar da mevcut.

Bütün iş gösterişte, palavrada yatıyor demek istiyorum, kültür ve sanat dünyasının görünürde büyük işler yaptığı filan yok, öyle olsaydı anlı şanlı kurumlardan cahiller mezun olmaz, içi boş projelere de milyonlar yatırılmazdı, üstelik her şehrimizde birbirinden güzel müzeler, konferans ve sergi salonları olurdu. Ama yüklenen kodlar başka yönde, "Üretmeyin sakın komisyon alın ve ünlü olun!" diyorlar, kopyacılık ve sahteciliği de üretim diye yutturanlar ise sürekli demeç verip hemen her konuda zihin bulandırıcı fikirler ileri sürüp bir avuç aklı başında insanı da delirme noktasına getirdiler.

Böyle bir ortamda iyi bir dergi çıkar mı, hadi çıktı, çıkıyor, uzun süre yaşayabilir mi? Böyle bir ortamda yontucu, fotoğraf sanatçısı hakikatlı işler üretebilir mi? Aklı başında insanları da yıldırıyor bu kültür sanat iklimi, geri çekilmeye zorluyor.

Yine de kapanmasına hayret ettiğim dergiler var, Defter gibi bir dergi mesela nasıl kapatılır? Defter'i çıkaranlar 15 yıllık koca bir dergiyi tarihe gömdüler, oysa sürdürülebilir bir dergiydi ve eşine az rastlanır bir havası vardı.

Roll dergisi de tarihin karanlık sularına gömülünce kendimce küçük bir liste yaptım:

Sevdiğim dergiler:

- Gergedan
- Fol
- Aries
- 2'debir
- Biz (Mars Group)
- Düşler Öyküler
- Ludingirra
- Sombahar
- Şiir Atı

Bu arada Roll dergisinin de kapanması vesilesiyle 11 Kasım 2009 tarihli Zaman gazetesinin kültür sayfasında "Sinema ve tiyatroya verilen destek dergilerden esirgeniyor" başlıklı ve Yusuf Gündüz imzalı bir haber çıktı, yaşanan durumu özetleyen haber şöyle:

Gündemin yoğunluğu arasında çoğumuz fark etmedik ama iki dergi yayın hayatına sessizce veda etti. Önce 12 yaşındaki kitap eleştiri dergisi Virgül, Kasım-Aralık sayısı ile serüvenini noktaladı. Önceki gün de müzik dünyasının özgün dergisi Roll'ün aynı sebeplerle kapandığı haberi geldi.

Anadolu'da sessiz sedasız kapanan pek çok derginin ardından Virgül ve Roll'ün de kepenk kapatması, dergilerin değişmeyen kaderini bir kez daha gündeme getirdi. Geçen yıl, edebiyat dergilerinin genel yayın yönetmenleri Yay-Sat'ın yaptığı zamdan sonra dağıtım masraflarını karşılayamayacaklarını ve kapanma korkusu yaşadıklarını açıklamışlardı. Abone gelirleriyle yaşamaya çalışan dergilerin yöneticileri, bıçağın kemiğe dayandığını ifade ediyor. Dergi yöneticileri, sinema ve tiyatroya sağlanan desteğin edebiyat, sanat ve kültür dergilerine de verilmesi gerektiğini savunuyor.

Roll'ün 13 yıllık Serüveni son buldu

13 yıllık müzik dergisi Roll de ekonomik kriz yüzünden kapandı. Ağustos ayından beri kapandı kapanıyor derken yayın hayatına son veren Roll'ün 144'üncü sayısında 'Benimle Oynar mısın?' başlığıyla The Beatles kapağa taşındı. Roll ekibi, veda yazısında derginin son sayısını 'sonsuzdan bir önceki sayı' diye nitelendirdi.

'Bakanlık, dergilere yeterince destek olmuyor'

BEŞİR AYVAZOĞLU: "Virgül'ün kapanmasına üzüldüm. Bütün ciddi edebiyat ve kültür dergilerini aynı akıbetin beklediğini söyleyebilirim. Bugünkü dergi tirajlarıyla masraflarını karşılamak mümkün değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı fikir ve kültür hayatının nefes alıp verdiği edebiyat dergilerine yeterince destek olmuyor. Türkiye'de binlerce kütüphane var; bu kütüphaneler için rüşdünü ispat etmiş dergilere abone olunsa, bu dergiler hiç değilse ayakta durmayı başarırlar. İyi bir derginin kapanması, kültür hayatımızda bir damarın tıkandığı anlamına gelir. Bu, aslında bir çeşit örtülü sansürdür. Okuyucular da dergilerine sahip çıkmalıdırlar."

'Dergilerimiz genç yaşta ölüyor'

ALİ URAL: "Dergiler de ölümlüdür. Fakat genç ölümü zordur. Merdiven Sanat, Kitaphaber ve Merdivenşiir'de bu acıyı yaşadım. Üç dergi çıkarıp batırmış biri olarak dördüncü bir derginin hazırlığı içindeyim: Karabatak. Ne zaman çıkacağı, ne zaman batacağı belli değil. Kütüphanelere yeterince dergi almadığı için bakanlığı suçlamak hiç aklıma gelmedi. 'Okuma'yı hayatının merkezinden çıkarmış bir toplumun bütün kütüphaneleri dergiyle dolsa ne olur. Asıl olan yayının niteliğidir. Nitelikli yayınlar nitelikli okurlar ister. Okullarımız nitelikli öğrenci yetiştirebilirse nitelikli dergiler ve kitaplar okurunu bulacaktır."

'Bu gidişle bütün dergilerin sonu Virgül gibi olacak'

Enver Ercan (Varlık Yayın Yönetmeni): "Kültür Bakanlığı bazı dergilerden satın alıyor, ama çözüm değil bu. Dağıtım firmaları, kâr zarar hesabına göre tavır alıyor. Dergilerin durumu giderek zorlaşacak; çünkü internet ortamına kayıyor. Dergiler okuruyla ayakta durmak zorunda. Kültür sanat okuru dediğimiz kesim yeterli değil. Dergiler ilan ve desteklerle yayımlanıyor. Kötümser bir bakış olacak; ama hepsi aynı sonuçla karşılaşacaklar bence. Dergi geleneğinin büyük yayın dağıtım kuruluşlarının, belli başlı dergilerin dağıtımında kolaylık sağlamaları lazım. Bu dergilere Devlet Tiyatroları'nın, Kültür Bakanlığı'nın prestij kitaplarının ilanları verilebilir."

'Kültür alanında arz talebi aşıyor'

Bünyamin Güneş (Virgül Dergisi Koordinatörü): "Ekonomik koşulların zorlamasıyla yayın hayatına son vermek zorunda kaldık. Ekonomik koşulları ağırlaştıran sebeplerden biri, Virgül'ün iki yıldır gazete bayilerinde dağıtılamayışıdır. Bir dergiyi okurları ve reklamverenleri ayakta tutar. Virgül'ün okuru azalmadı, zamanla artmadı da. Reklamlar ise son iki yılda büyük oranda düşmüştü. Kültür Bakanlığı'ndan destek almıyorduk. Böyle bir destek için talepte de bulunmadık. Ya destekle, sponsorlukla yaşamak ya da piyasa koşullarına bir şekilde uyum sağlamak gibi iki seçenek var. Kültür alanında arz, talebi kat kat aşıyor..."

Not: Bu yazı ilk olarak 5.11.2009 tarihinde F:Gunluk blogunda görünmüştür. Yazıda ekleme ve düzeltmeler yapılmıştır.

Hiç yorum yok: